Rektör'den

Hayaller ve gerçekler... 

İlki olmadan ikincisi çorak ve nefessiz. İkincisi olmadan ilki kudretsiz. Bizi istikamete götürecek geminin yelkenlerini şişirecek rüzgârdır hayal. Ya da bir menzilin, bir idealin, yüreklerdeki ilk heyecanı.

Bir hayalimiz, bir idealimiz var diye başlamıştık yolculuğumuza. En önemli görevi nitelikli insan yetiştirmek olan üniversitelerimiz içinde, yüksek katma değer üreten parmakla gösterilir bir kurum olmayı hayal ettik. İsmini taşımaktan onur duyduğumuz Merhum Necmettin Erbakan’ın vizyonerliğine yakışır bir şekilde önce ülkemizde, sonra dünyada marka değeri yüksek, yenilikçi ve dinamik bir devlet üniversitesi haline gelmeyi hayal ettik.

Büyüyen Türkiye vizyonuna uygun bilim, teknoloji ve inovasyon yeteneğimizle beşeri sermayenin talep edilen niteliklere haiz yetişmesini sağlamayı, ülkemizin kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasına katkı sunmayı, eğitim-sanayi iş birliğini güçlendirmeyi ve bilim diplomasisinde ülkemizin gururu olmayı hayal ettik.

Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin mensubu olmaktan onur duyan personel, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin mensubu olmaktan onur duyan öğrenci, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin mensubu olmaktan onur duyan, armasını göğsünde gururla taşıyan mezun, Necmettin Erbakan Üniversitesi ile iş birliği yapmaktan memnun ve mutlu kuruluşlar… Tüm paydaşlarımıza, Necmettin Erbakan Üniversitesinin paydaşı olma ayrıcalığını yaşatma ideali ile yürüdük.

Bunun için öyle bir çalışalım ki hayallerimize adım adım ilerleyelim;  amaçsız, hedefsiz, öylesine, yapmış olmak için yapmayalım; yapılmalı / edilmelilerle, “ama”larla / “fakat”larla vakit kaybetmeyelim; hamaset ya da mazeret değil, iş üretelim istedik.

İlk iş, nerede olduğumuzu gördük ama asıl önemlisi, kendimize, nerede olabileceğimizi sorduk. Aldığımız cevaplar, kurduğumuz hayalleri daha da büyüttü. Göreve geldiğimizde dünyadaki ve ülkemizdeki en iyi örnekleri inceleyerek bir eylem planı oluşturduk.

Ve ikinci iş; ekibimiz ve tüm benliğimizle konfor alanlarımızdan çıkıp sorunları dert ettik, davamıza sarıldık, mazeret değil, çarelerin peşine düştük. Ortak aklı hâkim kılan, performansı önceleyen bir yönetim anlayışıyla hareket ettik. Potansiyelimizi açığa çıkaran karar ve uygulamalarımızla ön açtık, hayallerimiz istikametinde yürüdük.

Her kulvarda, üniversitemizi üst sıralara çıkaracak çalışmalar yürüttük. Bilim yarışında daima önde, daima müstesna bir konuma sahip olma gayesi ile yürüttüğümüz çalışmaların, meyvesini veriyor olmasından ziyadesi ile memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim.

Gayret edermiş gibi, çalışırmış, başarılıymış, severmiş gibi yapmadık. Umurumuzdaymış, dinlermiş, anlarmış gibi, olmamış, duymamış, görmemiş, bilmemiş gibi yapmadık. İlgilenmiş, inanmış, adanmış gibi de yapmadık. 

Biz, “mış gibi” yapmadık.

Biz yaptık!

“Mis gibi” yaptık.